İstanbul Kilyos Hakkında (Nerede? Tarihi, Aktiviteler)

Kilyos… Bir sahil köyünde yemek yemek, trafik kargaşasından uzak ve sakin bir ortamda deniz ve doğa içinde hafta sonu tatili ve dinlencesi yaşamak istiyorsanız, İstanbul Sarıyer ilçesinin bu güzel beldesi Kilyos’u ziyaret edebilir, yaz aylarında plaj ve deniz keyfini sürebilirsiniz.


Kilyos Nerede?

Kilyos, İstanbul’un merkezine yaklaşık 30 km. mesafede, Avrupa yakasında ve kuzeyde Karadeniz kıyısında yer alıyor. Sarıyer’e 11 km., Taksim’e 32 km. mesafede.

Kilyos hakkında (Tarihi, Gezilecek Yerler)

Eski adı Kumköy olan ve Sarıyer’in Karadeniz sahil şeridinde bulunan bu sayfiye köyü, bir tarafı ormanlarla kaplı, diğer tarafı da deniz ile iç içe eşsiz bir tatil mekanı. Kumköy adı botanik açıdan çok zengin kumullardan geliyor.

Kilyos; aynı zamanda Polonezköy, Ağva ve Şile gibi İstanbul’da hafta sonu aktiviteleri için en çok tercih edilen beldelerden birisi konumunda. Kilyos denildiğinde İstanbulluların aklına öncelikle “plaj” ve “deniz” geliyor.


Şirin bir sayfiye ve tatil beldesi olan Kilyos plajları, İstanbul’un en büyük ve temiz sahil şeridi olup Kilyos Burnu’ndan Gümüşdere Plajı’na kadar uzanıyor. Aynı zamanda İstanbul’da hafta sonu tatili, deniz ve doğa turizmi denince aklımıza gelen alternatifler arasında ilk sırada…

Kilyos’a şehirden özel aracınız ile gelirken size eşlik eden Belgrad Ormanları, seyahatiniz süresince içinizi rahatlatacak eşsiz doğal güzellikler sunuyor. Yol üzerinde bulunan bahçe piknik yerleri ve kır restoranları yeşil doğa ile birlikte yaşayacağınız güzel alternatifler arasında.

Kilyos’da hafta sonu tatili, deniz ve plaj keyfi, otel ve beach’lerde gönlünüzce dinlence, günübirlik gezi, piknik, balık ve et mangal keyfi, kaliteli ve lüks restoranlarda deniz mahsulü veya et menüleriyle akşam yemekleri, düğün organizasyonları, karting, paintball ve muhtelif partiler gibi pek çok imkanı değerlendirebilirsiniz.

Kilyos’ta yerleşim eski çağlarda başlamış. Küçük bir balıkçı köyü olarak rağbet görmüş. Daha sonra Roma İmparatorluğu döneminde gelişme göstermiş. Roma İmparatorluğu dağılınca Bizans topraklarına katılan bu şirin belde, coğrafi konumu nedeniyle denizcilikle uğraşan bölge uygarlıklarının paylaşamadığı bir yer haline gelmiş.

Cenevizliler de bu bölgede bir süre hakimiyet kurmuşlar. Haçlı Seferleri döneminde bölgede yaşanan karışıklık sonrasında, Osmanlı hakimiyetiyle huzur bulan Kilyos, levanten nüfusuyla gelişme göstermiş, kozmopolit bir yerleşim merkezi olmuş. Cumhuriyet döneminde Sarıyer’e bağlanan Kilyos, 1960’lardan sonra turizm açısından gelişme göstermiş, o dönemin İstanbul sosyetesinin en popüler dinlenme mekanına dönüşmüş.


Yerleşimi çok eskilere dayanan köye ulaştığınızda göze ilk çarpan tarihi bina Cenevizliler döneminde yapıldığı bilinen kalesi oluyor. Askeri saha içinde kalan kale Sultan II. Mahmut zamanında restore edilmiş. Ortasında bir sarnıç bulunuyor. Yağmur yağdığı zaman sarnıçların dolması için su toplayacak bir sistem kurulmuş. Hicri 1197-1241 tarihinde Bahçeköy’e kadar tüm sarnıçlar bu dönemde imar ve restorasyon görmüş. Taş yapımı kalenin temizliği ile dikkat çeken kemerli, korunaklı muhafız bölümleri aynen korunmuş.

II. Dünya savasında Boğazların korunması amacıyla Almanlar tarafından verilmiş 19. yy Krupp Kamalı çelik top kalenin burçlarında yer alıyor. Kale içinde 8 ayrı top sergileniyor Kale kapısı üzerinde Sultan II. Mahmut tuğrası, her iki yanında iki savaş topu, karşısında kalenin ele geçirilişi şerefine o dönem dikilip günümüze ulaşan anıt çınar ağacı bulunuyor.

26 metre yüksekliğinde, 5,4 metre gövde çevresine sahip çınarın dikim tarihini gösteren tabelada 1460 yılı belirtiliyor. Üç yüksek noktadaki su terazileri de kaledeki sarnıçtan su dağıtan sistemin birer parçası. Köydeki diğer tarihi yapılar İngilizlerin İstanbul’u işgali ettiklerinde Boğaz girişini kontrol etmek için yaptıkları eski tahlisiye binaları, kayıkhane, iskele, köprü ve çeşme. Tahlisiye binaları halen kıyı koruma tarafından kullanılıyor.

Kilyos’un, Rumcada kum anlamına gelen Kilya sözcüğünden türediği söylemi ile birlikte, aslı, Kuwaila olan ve güzel geçit/Boğaz anlamını veren Killa sözcüğünden türeyerek Kilyos’a dönüştüğü söylemi de yaygındır. Zira her iki sözcüğün vermiş olduğu anlam, Kilyos’un coğrafi durumu dikkate alındığında uygun olduğunu gösteriyor.

Cumhuriyet döneminde ise Kilyos’un ismi Kumköy olarak değiştirilmiş olsa da alışılmış olan isimden vazgeçilmediği için Kilyos denilmeye devam edilmiş.

Geçmişten Günümüze Kilyos

Kilyos’un yerli halkı Rumlardan oluşuyordu. Ancak, diğer köyler gibi Kilyos’ta 1877 Rus Harbi (93 Harbi) nedeniyle göç aldı. 1923/1924 mübadelesi ile köyde Rumlardan hiç kimse kalmadı. Zamanla değişik yörelerden göç alan köyün yerleşik halkı karışıklık arz eder oldu.

Kilyos’ta köyün tarihine ışık tutacak önemli tarihi eserler bulunuyor. Kilyos Kalesi, 3 adet su terazisi, 2 adet taş iskelesi, kayıkhane ve tahlisiye binaları, koruganlar ve çınar ağacı köyün tarihi eserleri arasında ilk sırada geliyor.

Kilyos Kalesi

Adını beldeden almış olan Kilyos Kalesi, 4’üncü ve 5’inci yüzyıllarda Doğu Roma İmparatorluğu (Bizans) tarafından yaptırılmış. Kale yapıldığından bu yana savunma amaçlı olarak kullanılmış.

Evliya Çelebi (17’inci yy.) ve Comte Dores Sery (19’uncu yyç) kalenin İstanbul’u ve boğazı kontrol amaçlı olarak gözlem kalesi olarak kullanıldığını yazmış. Bizansların zayıf düştükleri bir dönemde Cenevizlilerin kaleyi alarak burada uzun müddet kaldıkları, bu nedenle de kalenin Cenevizliler tarafından yaptırıldığını bazı eserler yazmakta.

Zamanla Rusların ve Don Kazaklarının saldırısına uğrayan ve hasar gören kale Sultan I. Abdülhamid ve Sultan II. Mahmut dönemlerinde, 1782 ve 1826 yıllarında iki kez onarım görmüş. 1833 yılındaki Hünkâr İskelesi Anlaşması ile Boğazlara yerleşen Ruslar, 1841’deki Londra Anlaşması ile Boğazlardan çıkarılırken kale Türk ve İngiliz askerler tarafından birlikte kullanılmış. O yıllarda İngilizler tarafından kaleye getirilen toplar halen kalenin arenasında sergilenmekte.

I. Dünya Savaşı sırasında da Rusların boğaza girmelerini önlemek amacı ile Alman topları kaleye yerleştirilmiş. Kale, Kırım Savaşı (1856) sırasında hastane olarak kullanılmış. Kırım Savaşı’nda yaralanan hastalar burada tedavi edilmiş. Yaralanan askerlerden ölenler de Uskumruköy’deki mezarlığa gömülmüş olduğundan bu mezarlığa Şehitlik denilmiş.

Tarihi Çınar Ağacı

Kilyos’a gelip te görmeniz gereken yerlerden birisi de anıt ağaç özelliğini taşıyan çınar ağacı. Kilyos Kalesi arenasında bulunan ağacın boyu 28 metre, çevresi 34 metre. Ağacın üzerinde bulunan künyede 553 yaşında olduğu (2008 tarihi itibariyle) yazılı. Bu da, ağacın İstanbul’un fethi anısına 1453 yılında dikildiği rivayetini büyük bir olasılıkla doğruluyor.

Diğer Önemli Eserler

Kilyos’ta köy içinde Cenevizliler tarafından yaptırıldığı kabul gören üç su terazisi aynen korunuyor.

Deniz kenarındaki iki Taş İskele ise 18’inci yüzyılda yapılmış tarihi eserlerden olup, halen köy balıkçıları tarafından kullanılıyor.

Yine 18’inci yüzyılda yapılan kayıkhane ve tahlisiye binaları da Kilyos’un önemli tarihi eserleri arasında.